Hadi bakalım
ne yapsam…

ne etsem bilemedim, bilemiyorum. üstümdeki bu saçma tembellik mi acaba sorun? ne bileyim. bir şeyler yapmak isteyip de yapamamak, birçok şeyi değiştirmek isteyip de çuvallamak… sanırım beni en iyi ifade eden tanım bu olsa gerek. çuvallayan kişi.

bir anda sinirlenmek, vakitsiz ve nedensiz bir şekilde boğaza doğru gelen ağlama istemi. arada oluyor evet. niye oluyor bilmiyorum? her şeyi değiştirmeye çalışıp (kendince tabii, bencilce tabii), sonra sevdiğin insanları üzmek? bundan tatmin mi oluyorum? hayır tabii ki! insanların gitmeyeceğini düşünüp, zaten elimin altında, bi’ şeycik olmaz mı diyorum? hayır tabii ki!. ama fazfaz, sen böyle düşünüyorsun maalesef. e haklısın tabi, çünkü hareketlerimden ancak böyle bir sonuç çıkıyor. umarsızca yaşayan, kendinden başka kimseyi düşünmeyen bir kişi bozuntusu. böyle olmam beni daha mı mutlu kılıyor?.. sence?

her seyi, ölmemi ister bir hale getirmem ne kadar acı verici. ne kadar berbat bir duygu. bir insandan tamamen kurtulma istemi. nasıl bu hale getirdim, kesinlikli çok başarılı. okullarda okutulmalı bu.

ama en acı olan ne biliyor musun? ne yapacağını bilememek. böyle kalakalmak. abuk sabuk gördüğün davranışlarımın altında bu yatıyor, emin ol.

ne yapacağımı bilmiyorum.

gerçekten de, ben hiçbir şey bilmiyorum.

kafam bomboş…

(o ikinci kişi kardeşin oluyor.)